Tüp Bebek

Kısırlık (infertilite) ve Tüp Bebek

Kısırlık veya infertilite, en az 1 yıl herhangi bir korunma yöntemi uygulanmaksızın haftada 2-3 kere girilen cinsel ilişkiye rağmen gebelik elde edilmemesi olarak adlandırılmaktadır. Öncelikle kısırlığa neyin sebep olduğuyla ilgili hem kadın hemde erkek ayrı ayrı testlerden geçirilir. Yapılan araştırmalarda tüp bebek tedavisini gerektiren herhangi bir sebep görülürse zaman kaybetmeden tüp bebek işlemine geçilir.


69972Tedavi öncesi bayana aynı adet döngüsünde çok sayıda yumurta üretmesi için yumurta çoğaltma işlemi uygulanır. Bu işlem düzenli dokor takibi altında ve özenle yapılmalıdır. Yumurta hücreleri yeterli olgunluk seviyesine ulaştıktan sonra yumurta toplam işlemiyle ( OPU ) anestezi altında labaratuvar ortamına taşınır. İşlem son derece basit ve kolaydır. Aynı gün eşten alınan sperm numunesi ile toplanan yumurta hücreleri labaratuvar ortamında birleştirilerek döllendirilir. Elde edilen embriyoların gelişim süreci takip edilerek 3-5 gün içerisinde anne rahmine transfer edilir. İşte vucut dışında gerçekleşen bu döllenme ve embriyo gelişim süreci tüp bebek tedavisi olarak adlandırılmaktadır.

Türkiyede ilgili yasa gereği tüp bebek uygulamaları sadece evli çiftlere uygulanabilmektedir. Ayrıca embriyo transfer sayısında kısıtlamalar vardır. Kıbrıs'ta tüp bebek tedavileri için evlilik şartı aranmamaktadır. Ayrıca 3 embriyo transferi yasal olarak uygulanabilmektedir. Böylelikle tüp bebek tedavilerinde elde edilen sonuçlar çok daha başarılı olabilmektedir.

Son yıllarda Türkiyeden çok sayıda hasta, embriyo transfer sayısındaki kısıtlama nedeniyle tüp bebek tedavisi için Kıbrıs'ı tercih ederek tedavi görmektedir. Ayrıca bazı Avrupa ülkelerinde 40 yaş üstü hastalara tüp bebek tedavisi uygulanamadığından Kıbrıs'ta tüp bebek fikri cazip hale gelmiştir.

Kıbrıs sağlık turizmi alanında tüp bebek başta olamak üzere sağladığı servis, tedavi ücretleri ve başarı oranları bakımından dünyada önemli bir yer sağlamıştır.

Tüm başarısız tüp bebek denemelere rağmen gebe kalamayan hastalar yumurta donasyonu veya sperm donasyonu ile mükemmel gebelik şansı elde edebilmektedirler. Bu oranlar çiftlerin kendi yumurta ve spermleriyle elde edilen gebelik oranlarından oldukça yüksektir. Bunun nedeni vericilerin (donorlerin) kısırlık sorunu olmaması ve kısır hastalara kıyasla daha kaliteli yumurta ve sperm üretmeleri olduğu düşünülmektedir. Donasyon tedavisiyle %60 – 70 civarında gebelik oranı bekleyebiliriz.

Tüp Bebekte Neden Başarısız Olunur ?

Tüp bebek tedavileri malesef her zaman pozitif sonuç alınamamaktadır. Tüm tedavi öncesi süreçte, embriyo gelişim sürecinde ve transfer işleminde herşey gayet iyi geçsede olumsuz sonuç alma (negatif sonuç) riski varıdır.

Başarısız geçen tüp bebek tedavisi sonrasında neden tutmadı sorusu bizlere en çok sorulan soruların başında gelmektedir. Ama malesef tedavi öncesinde, labaratuvar sürecinde ve embriyo transfer aşamasında hiçbir olumsuzluk gözlemlenmemişse bu soruya cevap vermek çok zordur. Tedavi sonrasında olumsuz sonuç almayı etkileyebilecek çok sayıda sebep olabilmektedir. Dolayısıyla bu konuda yorum yapmak güçtür.

Tüp Bebek Tedavilerinde Olumsuz Sonuç Almayı Etkileyen Faktörler:

Anne adayının yaşına bağlı yumurta hücrelerinde oluşabilecek genetik sebepler, yumurtalıklarının kullanılan ilaçlara yeterli cevap vermemesi, yumurta rezerv azlığı ve yumurtlarda oluşabilecek morfolojik bozukluklar, erkekte kötü sperm morfolojisi, rahim duvar kalınlığının yeterli kalınlığa ulaşamaması, hastanın verilen ilaçları önerilen şekilde ve dozda kullanmaması, transfer sonrası uyulması gereken kurallara uymaması tüp bebek tedavilerinde olumsuz sonuç almayı etkileyen başlıca faktörlerdir.

Tedavi Sonrasında Embriyoların Rahim Duvarına Tutunma Süreci

Tüp Bebek tedavilerinde anne adayına gelişen embriyoları arasından tutunma kabiliyeti en iyi olanlar seçilerek transfer edilir. Embriyolar transfer edildikten sonra tutunma bölgesi olan rahim duvarı tamamen kontrol dışı bir bölgedir. Rahim zarından kaynaklanan ve tıbben aydınlatılamayan sebeplerden dolayı tutunma gerçekleşmeyebilir. Çünkü şu an rahim zarı ile ilgili ölçebildiğimiz özellik;

1 - Rahim zarı (endometrium) kalınlığı; ortalama 8-10 mm olması gereken kalınlık bazı durumlarda yetersiz kalabilmektedir. Geçirilmiş enfeksiyon veya cerrahi müdahaleler sonucunda hasar görmüş rahim zarındaki incelmeye neden olabilir. Bu durum çoğu zaman çözümü olmayan ve tedaviyi olumsuz etkileyebilecek sebepler arasındadır.
2 - Rahim duvarında yapısal hastalık olmayışı; özellikle ultrasonla tespit edilebilecek, myom, polip gibi yer kaplayan oluşumlar, embriyonun beslenmesini etkileyebilecek perde (septum-subseptum), yapışıklık gibi patolojilerin daha tedavi başlamadan incelenerek önlemlerinin alınması çok önemlidir.

Sonuç olarak olumsuz sonuç alındığı zaman neden olmadı, nerde hata yapıldı, kusur ben de mi sorularını sormamak için başlangıçta titiz bir değerlendirme yapılması gerekmektedir . Olumsuzluğa yol açabilecek muhtemel sorunlar giderildikten sonra tedaviye başlamak alınabilecek en anlamlı önlemdir.

Bize Ulaşın